March 20, 2007

Eskileerden...

Merhabalar efendim.Şimdi başlığı görünce benim gençliğim ya da çocukluğumdan sandınız değilmi?Hayır daha eskilerden söz edeceğim.Şimdilerde 77 yaşında olan babamın çocukluk günlerinden.Çünkü biz bu gerçek olayları masal gibi dinleyerek büyüdük:
Efendim hani şu çok eskii sararmış fotoğraflardaki insanların yaşadığı günlerde ,kerestecilik işiyle uğraşan rahmetli büyükbabam fabrika için kerestelik ağaç seçmek üzere ormana gitmişler.Karşılarına büyücek bir ayı çıkmış.Tabii kendilerini korumak amacıyla ateş etmişler.Bir de bakarlarki hayvancağız dişi ,hemde yavrulu belli.Gezip yavruyu aramaya başlıyor dedem.Buluyorda biraz ilerde.Alıp getiriyor yanında.Fabrikanın bahçesinde beslemeye başlıyor.Hayvancık alışıveriyor insanlara.Türlü şekil oyunlarla kendini sevdiriyor.Ormana bırakmaya gönlü elvermiyor kimsenin.İyi de yavruyken çok şirin olan ayıcık büyüyüp koskocaman bir hayvan oluyor.Çevrede oturan insanlar da mutfaklarına kadar gelip kendilerinden yemek isteyen ayıya alışıyorlar.Gel zaman git zaman fabrikaya Avrupadan bir makina getirtiliyor.Monte etmeye de bir teknisyen geliyor.Zavallı adamcağız ne bilsinki fabrika sahibinin bir ayısı var!Görülmüş şey mi?Mutfağında koskocaman hayvanı görünce ateş edip ayıyı öldürüyor.Amman diyorlar ne yaptın *****beyin ayısıydı o .ayıcığın postunu yüzüp tabaklatıyor dedem ve benim çocukluğumda hala o postun bir kısmı halam da dururdu.Halamın iki köpeği de bu posta düşmanlardı.Habire dişleriyle paralamaya uğraşır,karşısına geçip hırlaşırlardı.....
daha bu hikayelerden birsürü var efendim.Gerisi sonraki postlara kalsın...

1 comment:

cadı said...

Hah tam üstüne geldim valla! Çok güzel bir hikayeyemiş. Bende bir masal sobesi başlattım Nenoni, eğer bildiğin güzel bir masal varsa bizimle paylaşırmısın, senden çok ümitliyim gerçekten:) Sevgileer komşum;)