November 01, 2006

Dönüş yolu

Efendim kırk yılda bir 3-5 gün bi tatil yaptık ya,artık anlata anlata bitiremem ben bu tatili.Pehlivan tefrikasına döner.Ama ne yapayım her zaman yazacak ne bukadar resim ne de malzeme oluyor.26 Ekim sabahı Ankaraya dönmek için otelden ayrıldık.Yandaki resim de bir gün önce sahilde çekildi.Şimdi hem hava birden soğuduğundan hemde muhtemelen dışarda zırıl zırıl bir yağmur olduğundan "ıyyhh!" diye içiniz titredi değil mi?Amaa değiill çünkü o güün yazdan kalma bir gündü ve hava da deniz de çook güzeldi.Şimdi orası da yağmurlu imiş sanırım.Bir iki günlük tatilimiz sırasında hava bize kötü süpriz yapmadı zaten. Döndüğümüz günün sabahı da Antalyayı böyle bir havada bıraktık ve Ankara bizi aşağıdaki resimdeki hava ile karşıladı.Tabii ben de sanki hiç Ankara havasını bilmezmişim gibi "düdük" şeklinde bir kıyafetle otelden ayrıldığımdan iyicene bir üşüdüm.Üşüdüğümün de çok farkında olmam öyle hemencecik.Annemin dehşet içinde "öylemi çıkıyorsun dışarıı?" filanlarına da kulak asmadım peek ve Ankara dönüşü bir güzel nezle oldum.Neyseki habire grip filan olan Sadrazamın ilaçları var da evde hemen birşeyler aldım hafif geçiyor gibi nezlem-gribim şimdilik.Tabii sabah Boncukçu ile msn de yazışırken boş bulunup bir HIRRAPPŞUUU! patlattım,yıkıldı ortalık.Sonrada kardeşim ile geçenkış kaybettiğimiz halamızı andık.Öyle soru işareti gibi
bakmayın canıım.Hapşırma deyince rahmetlinin eline kimse su dökemezdi.O tarihlerde altlı üstlü otururduk bir hapşırdımı üst kattan duyardık.Halacım bir kamu kurumunda müdürdü o zaman ,bir hapşırdımıydı bütün memurları hah diyorlarmış müdürehanım nezle olmuş:))İşte benimki de ona benzer bişi oldu sabah sabah...
Ankaraya Eskişehir yolu tarafından girdik resimde Ümitköy Migrosun önünden geçerken cep telefonu ile çekildi. Posted by Picasa

8 comments:

boncukçu said...

Bu mevsimde tatil yapmanın acı yanı da budur zaten, grip :))
Geçmiş olsun

Nenoni said...

sağooll..

cadı said...

Hoşgeldin güzelim, bide geçmiş olsun.

Nenoni said...

Sağol cadıcım.

renkler said...

Kız halaya çeker derler:-)

Güzel bir tatil yapmışsınız ne hoş. Şu aşağıdaki posttaki masa gerçek miydi? Yani cidden bu insanlara böyle bir masa mı yapılmış? Kim düşünmüş? Kendileri mi talep etmiş? Peki hangisi? Dumur oldum da... Ben izinliyken bu ikiliye televizyonda rastlamıştım, Safiye Soymanı tanıdım da yanındakini anlayabilmem biraz zamanımı aldı. Adam Safiye Soymanın dün yaptığı pirinç çorbasının miğdesini nasıl bozduğunu anlatıyordu. Aynı o zaman da şimdiki gibi dumur olmuştum...

. said...

Ankaraaaaam,üüüühühüüühühüüh:((((
Yağmuruna bile kurban olaammmmm.

Nenoni said...

Renkler evet masa gerçek ama kendilerinin talep ettiğini sanmam otel idaresinin işgüzarlığı galiba.Çünkü onlar sakin bir tatil yapıyor gibiydiler.

Nenoni said...

biyonik bencede Ankara Ankara güzel Ankara:))