
Geçtiğimiz hafta Perşembe ve Cuma günü Zonguldak Kimsesiz Çocuklar Derneğinin düzenlediği Abant gezisine katıldım.Abantı ilk defa karsız gördüm.Çok garip geldi.
Yürürken sürekli: "Aaa burada kaldırım varmış,Aaa burada tahta banklar varmış"dedim.
Zira hep karlar altındayken gelmişim buralara.
Hava çok güzel ve pırıl pırıldı.Göl masmavi gökyüzünü yansıtan bir ayna gibiydi adeta.
Göl etrafında bayağı uzun bir yürüyüş bile yapıldı.Otele dönerken artık biraz kilo vermenin zamanı çoktaan gelip de geçmiş olduğu sızlayan ayaklar sayesinde bir kez daha hatırlandı.
Akşam barda bir güzel eğlenildi.Şaraplar içildi.
Mevsim kış olmadığından sıcak şarap yoktu.
Geziye sadece bayanlar katıldı.Sonra da ara ara beyler aranıp çatladıldı:)
Kaldığımız otel Taksim İnternational.

Otelin içindeki Mudurnu evi köşesi.

Dönüşte Mudurnuya uğradık.Aslında eski doku restore edilmiş evlerle gayet iyi korunmuş durumda.Ama bu terkedilmiş gibi duran eski evdeki köpişler bize öyle çok havladılarki durup resimleri çektik.
Yolda tabii oralara gitmişken Filiz Makarnaya da uğrandı.Ben Cevizli Keşli Erişte yedim.Harikaydı.Yani öyle bir yemişiz ki resmini çekmediğimi çok sonra farkettim:))
Döndük geldik.Güzel bir geziydi.
Tabii giderken gündüz geçtiğimiz Devrek Mengen karayolu binbir renk ile gene şahane bir sonbahar manzarası sundu bize.Ama otobüsü durdurup resim çekemezdim tabii.Neyse oralardan araba ile geçtiğimizde resim çekiyorum hep.Artık bir dahaki sefere.